Ücretsiz izin şoku: Türkiye'ye dönemedi işten atıldı! 560 bin TL'lik arabuluculuk kararı

69b38f6cc202702b6e2935e6.jpg

Milliyet.com.tr/ÖZEL İş hayatında çalışanların ücretsiz izin talepleri ve sonrasında yaşanan uyuşmazlıklar sıklıkla yargıya taşınırken, İstanbul'da yaşanan bir olay arabuluculuk sisteminin hem zaman hem de maliyet açısından önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Eşinin yurt dışı görevi nedeniyle aldığı 1 yıllık ücretsiz izni uzatmak isteyen ancak talebi reddedilip işten çıkarılan kadın çalışan, soluğu arabulucuda aldı. İşverenin fesih kararı sonrası başlayan hukuki süreç, uzun yıllar sürecek yıpratıcı bir mahkeme yerine, arabuluculuk masasında çözüldü.

1 YILLIK ÜCRETSİZ İZİN ALIP YURT DIŞINA GİTTİ

Türkiye Arabulucular ve Arabuluculuk Merkezleri (TURAMEP) Sözcüsü Avukat Umut Metin, milyonlarca çalışanı ve işvereni yakından ilgilendiren dikkat çeken uyuşmazlığın detaylarını milliyet.com.tr'ye anlattı. Metin şu ifadeleri kullandı: “İstanbul’da faaliyet gösteren bir şirketin İnsan Kaynakları Departmanı’nda 8 yıldır görev yapan kadın bir çalışan, eşinin çalışmakta olduğu şirkette bir başka ülkede geçici görevlendirilmesi üzerine, işvereninden 1 yıl süreyle ücretsiz izin alarak ailesiyle birlikte yurt dışına taşınmıştır.

Şampiyon kısrak nasıl 'sofraya' düştü? Mersin'deki skandalı atın sahibi anlattı: 'Hayır yapmak istemiştik...'

‘SÜREYİ 1 YIL DAHA UZATMAK İSTİYORUM’ DEDİ

Ancak bu sürenin sonuna yaklaşılırken eşinin yurt dışındaki görev süresi 1 yıl daha uzatılmış ve toplam görev süresi 2 yıla çıkarılmıştır. Bunun üzerine çalışan, ücretsiz izin süresinin 1 yıl daha uzatılmasını talep ederek durumu işverenine bildirmiştir.

TÜRKİYE’YE DÖNEMEYİNCE İŞTEN ÇIKARILDI

İşveren şirket ise ücretsiz izin süresinin uzatılmasını kabul etmemiş ve çalışanın 2 Şubat 2026 tarihinde görevine başlamasını istemiştir.

İki çocuk sahibi olan çalışanın çocuklarının da yurt dışında ilkokul çağında eğitim görüyor olması nedeniyle belirtilen tarihte Türkiye’ye dönmesi mümkün olmamıştır. Bu gelişmeler üzerine işveren şirket, kadın çalışanın iş sözleşmesini feshetmiştir.

‘İŞİM HAKSIZ YERE FESHEDİLDİ, TAZMİNAT İSTİYORUM’

Bu durum sonrasında çalışan ile işveren arasında hukuki bir uyuşmazlık doğmuştur. Çalışan, iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini belirterek işe iade talebinde bulunmuş; bu talebin kabul edilmemesi halinde ise 8 yıllık çalışma süresinden doğan başta kıdem tazminatı olmak üzere özlük haklarının ödenmesini talep etmiştir.

‘Ateş hattı’nın ötesi

ÇALIŞAN ‘BANA FARKLI MUAMELE YAPILDI’ DEDİ

Çalışan, İnsan Kaynakları alanında görev yapması nedeniyle şirketin geçmiş uygulamalarını da yakından bilmektedir. Benzer durumlarda çalışanların ücretsiz izin taleplerinin olumlu karşılandığını bildiğinden, kendisine farklı muamele yapıldığını düşünerek hukuki yollara başvurmuştur.

ARABULUCUDAN 560 BİN TL'LİK TAZMİNAT KARARI

Yurt dışında bulunması nedeniyle arabuluculuk toplantısına şahsen katılamayan çalışan, Türkiye’de bir avukat ile anlaşarak vekil olarak görevlendirmiştir. İşe iade talebiyle arabuluculuk başvurusu yapılmış, arabuluculuk görüşmesine tarafların avukatları katılmıştır. Çalışan kadın ise toplantıya video konferans yöntemiyle dahil olmuştur.

Arabuluculuk toplantısında taraflar, arabulucunun da arabuluculuğun somut olayda faydalarını izahı ardından, olası bir yargılama sürecinin uzunluğu ve hukuki sonucun kesin olarak öngörülememesi nedeniyle dava yoluna gitmek yerine anlaşma yolunu tercih etmiştir. Görüşmeler sırasında çalışanın uzun yıllar boyunca şirkete sağladığı katkılar ve taraflar arasındaki geçmişteki olumlu çalışma ilişkisi de vurgulanmıştır.

Arabulucu huzurunda varılan anlaşma kapsamında çalışan, işe iade talebinden vazgeçmiştir. Buna karşılık işveren şirket, çalışanın 8 yıllık hizmet süresine karşılık gelen kıdem tazminatının yarısını derhal, kalan yarısını ise 30 gün içinde ödemeyi kabul etmiştir. Çalışanın toplam alacağı kıdem tazminatı tutarı 560 bin TL’dir. Arabulucunun ücreti her bir taraf için 16.800 TL olarak yüklendi.

Böylece taraflar, uzun ve masraflı bir dava sürecine girmeden, geçmişteki olumlu çalışma ilişkisini de gözeterek uyuşmazlıklarını arabuluculuk yoluyla anlaşarak çözmüş ve süreci karşılıklı mutabakatla geride bırakmıştır.”

ARABULUCULUKTA TARİFEYE UYMAK NEDEN ÖNEMLİ?

Son dönemde yürürlükteki asgari resmi tarifenin altında hizmet alım şikayetlerinin ortaya çıktığını belirten Arabulucu Dr. Umut Metin şu ifadeleri kullandı: “Arabuluculuk hukuki güven yaratan bir uyuşmazlık çözüm mekanizmasıdır. Bu nedenle arabuluculukta kurallara ve tarifeye uyum zorunludur.

Arabulucuların ve tarafların resmi ücret tarifesine uygun hareket etmeleri yasal zorunluluktur. Tarifeye aykırı ücretlendirmeler; arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yürütülmediği iddialarına, taraflar açısından yeni uyuşmazlıklara, hatta arabuluculuk anlaşmasının geçersizliğine varacak riskler doğurabilir. Bu şekilde hizmet vermeyi kabul eden arabulucular için Adalet Bakanlığı disiplin süreçlerini işletmektedir.

Bu nedenle; arabuluculuk sürecine katılan tarafların, bir hak kaybı yaşamamak için arabulucu ücretin resmi asgari tarifeye uygun belirlenip belirlenmediğini kontrol etmeleri önem taşımaktadır.

Arabulucu ücreti, anlaşmaya varılan miktar üzerinden aşağıdaki oranlarla hesaplanır.

•  İlk 600.000 TL için %6

•  Sonraki 960.000 TL için %5

•  Sonra gelen 1.560.000-TL için %4 şeklinde devam eden, anlaşma bedeli arttıkça hesaplama oranı düşen, bu doğrultuda 53.040.000-TL üzerindeki anlaşmalarda ise %0,5 seviyesine inen bir ücretlendirme bulunmaktadır. Sağlıklı ve hukuken güvenli arabuluculuk için resmi tarifeye uymak mecburidir. "
 
Geri
Üst