Türkiye, fiber altyapıda Avrupa’nın ilk 3 ülkesi arasında

69b406c6a77c1ee03e7bce1c.jpg

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda önemli bir paya sahip olan Türk Telekom’un; Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’nin açılış töreninde konuştu. Bakan Uraloğlu, konuşmasında bilişim ve haberleşme sektörünün, bugünün dünyasının en stratejik ve vazgeçilmez. alanlarından biri olduğunu vurguladı.

“ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI OLARAK YÜK, İNSAN VE DATA ULAŞIMINDAKİ İDDİAMIZI HER GEÇEN GÜN ARTIRIYORUZ

Bakan Uraloğlu, bilişim ve haberleşmenin ekonomik büyümeden istihdama, küresel rekabet gücünden milli güvenliğe kadar her alanda belirleyici rol oynadığını dile getirerek sözlerine şu şekilde devam etti

“Yapay zeka, bulut bilişim, nesnelerin interneti ve yüksek hızlı bağlantı gibi teknolojiler, ülkelerin kalkınma hızını doğrudan etkilemekte; yenilikçiliği ve verimliliği zirveye taşımaktadır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak yük, insan ve data ulaşımındaki iddiamızı her geçen gün artırıyor; ülkemizin geleceğinin inşasına yönelik yatırımlarımıza çıtayı yükselterek devam ediyoruz.”

69b4070aa77c1ee03e7bce20.jpg


Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyonu AK Parti Hükümetlerinin kararlılığı ve Türk Telekom gibi uzman kurumların inançlı çalışmalarıyla dijital dönüşümde küresel bir oyuncu olma yolunda kararlılıkla ilerlediklerini söyledi.

FİBER UZUNLUKTAKİ HEDEF 750 BİN KİLOMETRE

2002 yılında genişbant internet abonesi olmadığına dikkati çeken Uraloğlu, fiber optik kablo uzunluğunun ise 81 bin kilometre olduğunu hatırlattı. Uraloğlu, “Bugün fiber optik ağ altyapımız 657 bin kilometreye ulaştı. Genişbant internet abone sayımız 98 milyona, mobil abone sayımız ise 100 milyona yaklaştı. Mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleştiriyoruz. Avrupa’da ortalama aylık 494 dakika mobil kullanım süresiyle lider konumdayız. Fiber uzunluğumuzu yaklaşık 100 bin kilometre artırarak 750 bin kilometreye, genişbant abone sayımızı 106 milyonun üstüne, mobil abone sayımızı ise yaklaşık 102 milyona çıkarmayı hedefliyoruz.” bilgisini paylaştı.

TÜRKİYE, 39 AVRUPA ÜLKESİ ARASINDA EN ÇOK HANEYE FİBER ALTYAPISI ULAŞTIRAN İLK 3 ÜLKE ARASINDA

1840 yılında kurulan Posta Nezareti’ne dayanan köklü tarihiyle Türk Telekom’un Türkiye’nin dijital omurgasını oluşturan güzide bir kuruluş olduğunu anlatan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Yıllar içinde kendini sürekli yenileyerek mobil, internet, telefon ve TV hizmetlerinde güçlü bir marka haline gelmiştir. Fiberoptik ağların tam anlamıyla yaygınlaşmaya başladığı 2019’dan bu yana 231 bin kilometre yeni fiber döşemiş, 12,3 milyon haneye fiber erişim sağlamıştır. 2025 yıl sonu itibarıyla sadece Türk Telekom’un, ülke çapındaki fiber ağ uzunluğu 535 bin kilometreye, fiber hane kapsaması ise 34 milyona yükseltmiştir. Bu istatistiklerle birlikte Türkiye, 39 Avrupa ülkesi arasında en çok haneye fiber altyapısı ulaştıran ilk 3 ülke arasında yer almaktadır. Fiber abone sayısında ise 4. sıradadır.”

TÜRK TELEKOM 5G’YE HAZIR

5G’ye geçişte en kritik unsurlardan birinin de güçlü fiber altyapı olduğunu dile getiren Uraloğlu, 5G’nin oluşturacağı yüksek hacimdeki veriyi sağlıklı bir şekilde taşıyabilmenin yolunun baz istasyonlarının fiber ile buluşmasından geçtiğini söyledi.

Uraloğlu, “Bu kapsamda Türk Telekom, fiberdeki gücünü mobile taşımak amacıyla 2024 itibarıyla LTE mobil baz istasyonlarının yüzde 61’ini fiberle bağlı konuma getirmiştir. Bu oran mevcut dünya ortalamasının ve hatta Avrupa’nın 2028 için hedeflediği oran olan yüzde 53’ün dahi üstündedir. Türk Telekom bu anlamda Avrupa’nın ve Dünya’nın 5G’ye en hazır operatörlerinden biri konumundadır. Fiberleşme seferberliğinde öncü rol üstlenen şirketimiz, 81 ilimizi kapsayan altyapısıyla 5G’ye hazırdır.” dedi.

“5G HİZMETLERİNİ 2 YIL İÇERİSİNDE ÜLKEMİZİN HER NOKTASINA ERİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”

5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettiklerini dile getiren Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“1 Nisan 2026 tarihinde ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her noktasına eriştirmeyi hedefliyoruz. 5G’ye geçişle birlikte mobil internet hızımız 10 kata yakın artacak; vatandaşlarımız daha hızlı, daha güvenilir ve daha kesintisiz bir haberleşme imkânına kavuşacak. 5G, yalnızca bir haberleşme teknolojisi değil, aynı zamanda üretim gücümüzü, hizmet kalitemizi ve teknolojik rekabetçiliğimizi aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısıdır.”

5G’nin endüstriyel robotlardan otonom sürüş teknolojilerine, kritik altyapı yönetiminden akıllı şehir uygulamalarına kadar birçok alanda dönüşümü hızlandıracağını söyleyen Uraloğlu, “Sanayide akıllı fabrikalarla verimliliği zirveye taşıyacak, tarımda akıllı tarım uygulamalarıyla sürdürülebilir ve yüksek verimli üretim sağlayacak, medya sektöründe ise 8K görüntü kalitesinde kesintisiz canlı yayınlar yapılmasına imkân verecektir.” açıklamasında bulundu.

TÜRK TELEKOM’UN YENİ MERKEZİNDE 5G’NİN SUNDUĞU YÜKSEK HIZ DENEYİMLEYEBİLECEK

5G’yi milli teknoloji ekosistemini büyütme fırsatı olarak gören Türk Telekom’un da Argela, i2i Systems, Plan-S ve Qubitrium gibi milli iş ortaklarıyla yenilikçi çözümler geliştirdiğini belirten Uraloğlu, “Girişimcilik ekosistemine verdiği destekle de yenilikçi fikirlerin globale açılmasına köprü olmaktadır. Küresel operatörlerin inovasyon işbirlikleri için oluşturduğu Alaian Network gibi uluslararası oluşumlara dahil olan ilk Türk şirketi olarak öncü rol üstlenmektedir.” diye konuştu.

Bugün açılışı yapılan Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’nin de Türk Telekom’un bu konumunu güçlendirecek bir adım olduğunu vurgulayan Uraloğlu, merkez hakkında şu verileri paylaştı:

“5G odağıyla tasarlanan bu 600 metrekarelik yenilikçi alan, yeni nesil bağlantı teknolojilerini gerçek zamanlı uygulamalarla görünür kılmayı amaçlamaktadır. Merkezde akıllı üretim, robotik uygulamalar, artırılmış gerçeklik, uzaktan kontrol senaryoları, dijital ikiz, görüntü işleme, uzaktan bakım ve destek sistemleri gibi endüstriyel dönüşüm örnekleri sergilenirken; Hologram uygulamaları, IoT çözümleri, VR deneyim alanları, LEO uydu sistemleri ve sunucu soğutma teknolojileriyle 5G’nin sunduğu yüksek hız, ultra düşük gecikme ve ileri bağlantı kabiliyetlerini birebir deneyimleyebilecektir. Ayrıca interaktif ekranlar, brifing alanları ve toplantı odalarıyla etkileşim fırsatları sunulmaktadır.”

“BAKANLIK OLARAK TEKNOLOJİNİN YERLİ VE MİLLİ İMKANLARLA ÜRETİLDİĞİ BİR TÜRKİYE İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Uraloğlu, merkezin 5G’nin endüstriyel dönüşümden akıllı şehirlere, simülasyon teknolojilerinden ileri dijital deneyimlere kadar geniş yelpazede nasıl değer kattığını somut senaryolarla göstermeye imkân vereceğini belirterek “Zaten Bakanlık olarak biz, teknolojinin sadece tüketildiği değil, yerli ve milli imkanlarla üretildiği bir Türkiye için çalışıyoruz. 5G’de en büyük önceliklerimizden biri teknolojinin yerli ve milli olarak üretilmesidir. Bu merkez de tam bu anlayışın bir ürünüdür.” dedi.

5G yetkilendirme ihalesinde ise işletmecilere yıllara göre artan şekilde yüzde 60’a varan oranlarda yerli malı belgeli ürün ve yüzde 30’a varan oranlarda milli haberleşme ürünü kullanımı yükümlülüğü getirdiklerini vurgulayan Uraloğlu, “Mobil özel şebekelerde de milli bileşenlerin kullanımına yönelik tedbirleri zorunlu kıldık. Bu adımlarla 5G’yi milli teknolojimizin gücüyle hayata geçiriyoruz. Bu noktada bu merkezin katkısıyla sektörümüzün geleceğinin daha da parlak olacağına inanıyorum. 5G entegrasyonu, sürdürülebilirlik, yapay zeka, bulut bilişim ve ihracat artışı gibi alanlarda yeni ufuklar açacaktır.” diye konuştu.
 
Geri
Üst