“Rahim ağzı kanseri: Ne yeterince biliniyor, ne başkasına söylenebiliyor”

Teknoloji

Moderator
698287639260115a9e5c3a9b.jpg

DİDEM SEYMEN - Rahim ağzı kanseri ne yazık ki yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda toplumsal bir sorun. Aşısı ve tarama testleri olmasına rağmen, bilgi eksikliği, önyargılar ve utanma duygusu bu hastalığın sessizce ilerlemesine neden oluyor. Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği Başkanı Seral Çelik, “Ne yeterince biliniyor, ne de başkasına söylenebiliyor” sözleriyle bu sessizliğe dikkat çekiyor...

■ Geçtiğimiz ay bir kampanya başlattınız… Neden böyle bir kampanyaya ihtiyaç duydunuz?

En büyük nedeni, bu konuda toplumda yeterince farkındalığın oluşmadığını gözlemlemek oldu. Ne HPV biliniyor, ne yol açtığı hastalıklar. Ocak ayında bir kampanya başlattık. Bilimsel bilgileri, uzmanlarımızın ağzından topluma ulaştırmayı, toplum sağlığının artırılmasına destek olmayı istiyoruz. Biz meme ve jinekolojik kanserin odağında çalışan bir derneğiz. Jinekolojik kanserlerin başında da rahim ağzı kanseri geliyor. Daha sık, sessiz seyrediyor, genellikle ileri evrede belirti veriyor. Oysa bu kanserden korunmak da önlemek de mümkün.

■ Kampanya kapsamında neler yapıyorsunuz?

Yüz yüzü ya da online buluşuyoruz. Türkiye’nin önde gelen firmalarıyla iş birliği yapıyoruz. Çalışanlarına yönelik jinekolojik onkoloji uzmanlarımızın gönüllü katıldığı, söyleşiler düzenliyoruz. Kadınlara, erkeklere, annelere sesleniyoruz. Korunma, önleme yöntemlerini anlatıyoruz. Sosyal medyada ‘HPV, olsan bilir miydin?’ sorusuyla başladık kampanyamıza. Çünkü HPV bilinmeden yol açtığı sorunlar bilinmez. Kampanyamızı Mart sonuna kadar sürdüreceğiz. Aşısının da ulusal aşı takvimine girmesini çok önemsiyoruz.

■ Rahim ağzı kanseri tanısı alanlar, nasıl süreçlerden geçiyor?

Türkiye’de yaklaşık 2500-3000 civarı kadın bu hastalığın tanısını alıyor. Bu önemli bir sayı. Meme kanserini duyarsınız, röportajını okursunuz, hikayesinin videosunu izlersiniz. Ama hastalık rahim ağzı kanseri olursa, bu konuşulmaz. Çünkü cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğundan hasta da sessizleşir, ailesi de… Konuşursa, kendinin özel yaşamı, partnerinin ya da eşinin özel yaşamının sorgulanacağı, belki kınanacağı gibi endişelere kapılırlar. Biz dernek olarak bir yandan bu kültürel baskılara, yanlış algılara karşı da kadının güçlenmesi için çabalıyoruz.
 
Geri
Üst