Magazin
Moderator
ABD’nin İran’a yönelik olası askeri müdahalesinin önüne geçilebilmesi amacıyla iki ülke arasında Cuma günü kurulması planlanan müzakere masası, resmen gitti-geldi. Nitekim, Türkiye yerine Umman’da gerçekleşmesi beklenen müzakerelerin, Washington’ın Tahran’dan gelen talepleri kabul etmemesi nedeniyle gerçekleşmeyeceği yönünde haberler dolaşıma girerken, birkaç saat sonra, her şeyin planlandığı gibi devam edeceği açıklandı.
ABD’li “Axios” haber platformuna konuşan iki ABD’li yetkili, Washington’ın, İran’a, Cuma günü yapılması planlanan görüşmelerin yeri ve formatının değiştirilmesi yönündeki talepleri kabul etmeyeceğini bildirdiğini, bunun üzerine görüşmelerin iptal olduğunu savundu. Axios’a göre, ABD ile İran, diğer Orta Doğu ülkelerinin gözlemci olarak katılımıyla Cuma günü İstanbul’da bir araya gelme konusunda anlaşmışlardı. Ancak İran’ın, görüşmelerin Umman’a taşınmasını ve ikili formatta yapılmasını istediği, görüşmelerin yalnızca nükleer konulara odaklanmasını ve füzeler ve vekil güçler gibi diğer konulara değinilmemesini sağlamaya çalıştığı ifade edildi. ABD’nin, yer değiştirme talebini değerlendirip, reddetme kararı aldığı öne sürüldü.
Liderler aradı
Ancak İran’dan farklı açıklamalar geldi. İranlı bir yetkili, kendilerinin ABD ile Cuma yapılması planlanan müzakerelerde “adil” bir sonuca odaklandığını, ancak İsrail yanlısı bazı “savaş kışkırtıcılarının” görüşmeleri başlamadan sabote etmeye çalıştığını savundu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de, sosyal medyasından paylaştığı, “ABD ile nükleer görüşmelerin cuma günü sabah saat 10 civarında Maskat’ta yapılması planlanıyor. Gerekli tüm düzenlemeleri yapan Ummanlı kardeşlerimize minnettarım” açıklamasıyla dikkat çekti.
Bu açıklamadan yaklaşık bir saat sonra da, Beyaz Saray yetkilisinin, Umman’daki müzakerelerin planlandığı gibi Cuma gerçekleşeceği yönündeki beyanı geldi. Zira Axios da, yine bazı yetkililere dayandırdığı haberinde, Orta Doğu’dan 9 liderin, Trump yönetimine bizzat telefon açarak, Washington’ın görüşmelerden çekilme tehditlerini uygulamaması için acil çağrıda bulunduğunu, böylelikle ABD-İran nükleer görüşmelerinin yeniden gündeme geldiğini yazdı. Bir ABD yetkilisi, Trump yönetiminin bölgedeki müttefiklerine “saygılı olmak” ve “diplomasiyi sürdürmek” amacıyla görüşmeyi kabul ettiğini söyledi.
İsrail medyası da, Arap arabulucuların, ABD’yi, İran’la görüşmelerin nükleer konuların ötesine geçmesi gerektiği yönündeki talebinden vazgeçmeye ikna ettiğini, ancak Amerika’nın bu konudaki tutumunin değişmediğini ve görüş ayrılıklarının sürdüğünü yazdı.
Diğerlerini istemedi
ABD basınında çıkan önceki haberlerde, İstanbul’daki görüşmelere birçok Arap ve Müslüman ülkenin gözlemci olarak katılmasının planlandığı, ancak Tahran’ın, müzakerelerin yalnızca ABD ile ikili formatta yürütülmesini istediği yazılmıştı. Bunun, Tahran’ın “görüşmeleri yalnızca nükleer konularla sınırlandırmak, bölgedeki diğer ülkeler için öncelik taşıyan füze programının yanı sıra vekil güçler gibi başlıkları gündeme getirmekten kaçınmak için bunu istediği ifade edilmişti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ile görüşmenin Türkiye’de olmasının planlandığını fakat İran’dan çelişkili açıklamalar geldiğini belirterek, “İranlıların belirli bir formatı kabul ettiğini düşünüyorduk. Bu her ne sebeple ise değişmiş gibi görünüyor” dedi.
TIME’dan dikkat çeken kapak
ABD ile İran arasında kriz sürerken ABD merkezli TIME dergisinin İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i kapağına taşıması dikkati çekti. ‘Ayetullah’tan Sonra’ başlıklı kapakta Ayetullah Ali Hamaney arkası dönük olarak tasvir edildi. İllüstrasyonda İran genelinde tırmanan gerilim ve protestolar yansıtıldı. Ayrıca önde gelen 5 İranlı yazarın, geri dönmeyi özledikleri ülkenin durumuna dair düşünceleri yer aldı.
Trump: Hamaney endişelenmeli
ABD Başkanı Donald Trump, dün akşam bir süreliğine İran’la müzakereler konusunda yaşanan belirsizliğin ardından İran lideri Ali Hamaney’e yönelik sert bir açıklama yaptı. Trump, müzakerelerin nerede yapılacağı konusuna ilişkin soruları yanıtlarken “Onun (Hamaney’in) çok endişelenmesi gerek. Evet, endişelenmesi gerek. Bildiğiniz gibi onlar bizimle müzakere ediyorlar” dedi. İranlı protestocularla ilgili bir soruya ise Trump, “Göstericilerin arkasındayız” cevabını verdi.
Türkiye, Tahran’a pek çok kez destek olmuştu
Türkiye’nin Tahran ile Washington ve Tel Aviv arasında gergin olan, protestolar sonrası iyiden iyiye gerginleşen krize getirmeye çalıştığı çözüm önerileri, İran’ın son hamlesiyle etkisiz kılınmaya çalışılmış görünüyor. Zira Türkiye, ABD’nin müdahalesini önleyebilecek görüşmelerin İstanbul’da olması, Gazze’deki benzer bir formülle çözülmesi için çaba harcamış, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bu amaçla İranlı mevkidaşıyla kısa süre önce yine İstanbul’da ağırlamıştı.İki ülke, ABD’nin Irak işgali sonrası Irak’ta yaşanan bölünmeden bu yana bir yakınlaşma içinde. Her ne kadar Türkiye ile İran, bazı konularda ihtilaf yaşasa da, dengeli politika izlemiş ve bazı konularda da destek vermişti. Örneğin, 2010’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda İran’ın nükleer çalışmaları nedeniyle ambargo uygulanması için yapılan oylamada Türkiye ret oyu kullanmış, Tahran’ın yanında yer almıştı. Türkiye, son olarak “12 gün savaşları” sırasında İsrail ve ABD’nin saldırılarını kınamıştı.
İran’dan beklenen Maliki açıklaması
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran yanlısı olmakla suçladığı ve iktidara gelmesini istemediği İrak başbakan Nuri el Maliki’ye beklenen destek açıklaması geldi. İran’da iktidar çevreleriyle yakından bağlantılı olan “Tehran Times” gazetesi, ABD’nin tutumunu “Irak egemenliğine” yönelik bir ihlal olarak nitelendirdi. İran’ın Bağdat Büyükelçisi Muhammed Kazım Al-i Sadık da, Irak’ta başbakan seçiminin bir “iç mesele” olduğunu vurguladı, “İslam Cumhuriyeti, Nuri el-Maliki’nin kayda değer idari tecrübeye sahip olduğuna,zorluklarla başa çıkmadakiyeteneğini kanıtlayabildiğine inanmaktadır” dedi.