Kızı karaciğerini verecekti, ameliyata saatler kala mucize! 'Başka çarem yoktu’

Magazin

Moderator
699acef9a77c1ee03e7b6c4c.jpg

Bursa'da yaşayan 2 çocuk annesi İlknur Güler'e 2020 yılında Hepatit B'ye bağlı siroz teşhisi konuldu ve 25 gün yoğun bakımda kaldı. Sirozun ilerlemesi sonucunda karaciğer yetmezliği yaşayan İlknur Güler'e karaciğer nakli yapılması kararlaştırıldı. Ardından Güler, karaciğer nakli için bekleme listesine alındı ve tedavisine başlandı. Geçen kasım ayında hastalığın son evresine gelen Güler'in durumu kötüleşince hastaneye yatışı yapıldı. İlknur Güler'in kızı Buse Güler, annesinin durumunun ağırlaşması üzerine karaciğerini verme kararı aldı.

İlginizi Çekebilir

Annesine donör olmak için gönüllü olan Buse Güler, 20 Ocak'ta hastaneye yattı ve ameliyat hazırlıkları yapıldı. Nakil ameliyatına saatler kala ise Çanakkale'de beyin ölümü gerçekleşen bir kişinin karaciğeri bağışlandı. Bunun üzerine Buse Güler'in donör ameliyatı iptal edildi, İlknur Güler 22 Ocak'ta kadavradan yapılan ve 6 saat süren karaciğer nakliyle sağlığına kavuştu. İlknur Güler ve kızı Buse Güler'in kadavradan nakil olacağı haberini öğrendikleri anlar, hastanede 15 yıldır Organ Nakli ve Karaciğer Nakil Sorumlusu olarak görev yapan Doç. Dr. Hikmet Aktaş ve ekibi tarafından video kaydına alındı. İlknur Güler'in ameliyatının ardından Doç. Dr. Hikmet Aktaş tarafından paylaşılan görüntüler, kısa sürede sanal medyada 2 milyon 300 bin kez izlenirken, anne ve kızın mutluluktan gözyaşı döktüğü anlar, organ bağışının önemini gösterdi.

Altın ve gümüşü olanlar dikkat! 10 gün süre verildi: 3 kritik gelişme radarda

'KIZIM, 'CİĞERİM YENİLENİR AMA ANNEM YENİLENMEZ' DEDİ'

Kadavradan naklin ardından sağlığına kavuşan İlknur Güler, DHA'ya konuşarak, 6 senedir bu hastalıkla savaştığını anlattı. Güler, "Çok zor dönemler, çok zor zamanlar geçirdim. Kızım bana donör olmak istedi. Ben önce biraz daha dayanırım dedim ama kızım çok ısrar etti. 'Ciğerim yenilenir ama annem yenilenmez. Ben annesiz kalmak istemiyorum' dedi. Hocamız müjdeli haberi verdiğinde şok geçirdim. Bilincim kapalıydı. Hala daha şoktayım. Ne yapacağımı bilemedim. Sanki dünyalar benim oldu. Şu an çok iyiyim, çok mutluyum. Hocalarımıza, çocuklarıma çok teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun. Ne olursunuz eşinize, dostunuza, akrabalarınıza organ bağışını anlatın, bağışta bulunun. Ne olursunuz organ bağışlayın, insanları hayata döndürün. Çok iyi bir şey bu. Şu an kendimi iyi hissediyorum" ifadelerini kullandı.

699acf38a77c1ee03e7b6c50.jpg


'BAŞKA ÇAREM YOKTU YAPMAK ZORUNDAYDIM'

Kocaeli Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü'nden geçen yıl mezun olan Buse Güler de ağabeyinin rahatsızlıkları nedeniyle, babasının da yaşı nedeniyle dönor olamadığını belirterek, "Bu süreç gerçekten çok zor. İnsanın umudu bitebiliyor. Ben öncesinde de anneme donör olmayı çok istiyordum, her seferinde söylüyordum ama annem kabul etmiyordu. 'Hayır, sen olursan bana kim bakacak' diyordu. Ama ben hiçbir zaman umudumu tüketmedim, içimde hep bir umut vardı. 'Allah bizi hiç kimseye muhtaç etmez' diyordum. Ve annem en sonunda kabul etti. Çünkü çok yenik düşmüştü, yürüyemiyordu, yemek yiyemiyordu, düşüyordu. Hastalığın son evresindeydik. Doktorumuzla paylaştım donör olmak istediğimi. Zaman kaybetmeden tetkikler yapıldı ve uygun olduğum öğrenildi. Yatış yapıldı. Yatış yapıldığı gün doktorumuz annemle ilgili bazı riskleri söyledi. Nakilde de riskler var dedi ama doktorumuza çok güvendim" diye konuştu.

'GÜLER AİLESİ OLARAK ORGANLARIMIZI BAĞIŞLADIK'

Buse Güler, gece saatlerinde Doç. Dr. Hikmet Aktaş tarafından müjdeli haberin kendilerine verildiğini anlatarak, "Video çekmeden önce hocam bana 'Bir şeyin mi var' diye sordu. 'Başım çok ağrıyor' dedim. Hocamız 'O zaman ameliyatını iptal edelim' dedi. 'Hocam olamaz, olması gerekiyor. Bu kadar hazırlık yapıldı, anneme umut oldum' dedim. Sonrasında anneme organ bağışı bulunduğunu söyledi. Bu haberi 6 senedir bekliyordum. Ameliyata saatler kala gelmesi gerçekten mucizeydi. Sonrasında anneme haber verdik ve dünyalar bizim oldu. Anneme o haberi verdiğimizde kısa bir süre ömrü kalmıştı. Ameliyata saatler kala bunu öğrendik ve sabah annem ameliyata girdi. Çok şükür şu an durumu çok iyi. Gerçekten organ bağışı hayat kurtarıyor. Biz de Güler Ailesi olarak bütün organlarımızı bağışladık. Biz öldükten sonra insanlara umut olalım, hayata tutunsunlar istedik. Asla umudunuzu kaybetmeyin. Ben tam donör olacaktım ki anneme başkası umut oldu. İnşallah ben de ileride başkalarına umut olurum. Çok şükür ki bu hastalığı da yendik. Bize umut oldukları için organ bağışı yapan aileye minnettarız. Allah'tan rahmet diliyorum. Onların verdiği karar, anneme hayat oldu. Tek bir canı kurtarmadılar, ailemizin hayata tutunmasına sebep oldular" dedi.

Azrail'le burun buruna 24 saat: 80 yaşındaki kadın 5 metrelik yarıktan çıkarıldı

699acf86a77c1ee03e7b6c55.jpg


'BÜYÜK MUTLULUK YAŞANDI'

Operasyonu gerçekleştiren Doç. Dr. Hikmet Aktaş ise son evre karaciğer yetmezliği olan hastalarda kesin tedavinin nakil olduğunu söyleyerek, "Bu hastamız 6 yıldır karaciğer yetmezliğiyle, sirozuyla mücadele ediyordu. Hastanemize başvurduktan sonra bekleme listesine aldık. Kızı öğrenciydi, okulunu bitirdikten sonra annesine verici olmak istedi. Hazırlıkları yaptık ve ameliyat gününü belirledik. Gece saat 12 civarında Çanakkale'nin bir ilçesinden organ bağışı haberi geldi. Bizim hastanemize sunuldu bu organ. Sağlık Bakanlığı listesinden hastamızın ilk sırada olduğunu gördük, hastamıza uygundu ve organı kabul ettik. Gece 1 gibi hasta ve vericinin odasına çıkıp ameliyatının iptal olduğunu söyledim. Tabii şaşırdılar. Büyük bir mutluluk, ağlama ve rahatlama yaşandı" ifadelerini kullandı.

'KADAVRADAN NAKİL, BİR TOPLUMUN BAŞARISIDIR'

Doç. Dr. Aktaş, Türkiye'de binlerce hastanın organ beklediğini, birçoğunun organ bulunamadığı için hayatını kaybettiğini belirterek, "Bir gün o bekleme listesinde kendi yakınlarımızdan biri olabilir. Organ bağışının toplumsal bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum. Canlı karaciğer naklinde ülke olarak dünyada ilk sıralarda yer alıyoruz. Canlı nakiller bir merkezin, bir ekibin ve bir cerrahın başarısıdır. Ama önemli olan kadavradan karaciğer nakli yapmaktır. Çünkü kadavradan nakil bir toplumun başarısıdır. Verici sağlıklı bir insan, sevdiği bir insanı kurtarmak için ameliyat masasına yatıyor. O yüzden canlıdan nakillerde omzumuzda büyük bir sorumluluk var. Kadavradan nakil yaptığımda hasta yakını kadar ben de mutlu oluyorum. Herkesi organ bağışına davet ediyorum" dedi.

699ad00ca77c1ee03e7b6c70.jpg


'ORGAN BAĞIŞI BİRÇOK HASTAYA YAŞAM OLUR'

Hastanenin organ nakli sorumlu yardımcısı Op. Dr. Bakır Batı ise eş zamanlı olarak verici ve alıcı hastanın ameliyatının hazırlandığını anlatarak, "O akşam koordinatörümüz organ bağışı olduğunu bildirdi. Hastaneye gelip ekipmanlarımızı hazırladık ve yola çıktık. Diğer hastaneyle koordinasyon halindeydik. Ameliyatla organı çıkardık ve merkeze getirdik. Eş zamanlı olarak alıcı hastanın ameliyatı hazırlandı ve organ implante edildi. Organ bağışı hayati öneme sahip. Ne yazık ki bağış oranları istenilen seviyede değil. Kimse bağışlamazsa, organ bulunamaz. Canlı nakiller teknik ve zor ameliyatlardır. Kadavradan bağış olduğunda tüm karaciğer nakledilebilir ve bu birçok hastaya yaşam olur. Sadece karaciğer değil, böbrek, kornea ve diğer organlar da kullanılabilir. Organ bağışı birçok insana yeniden yaşam şansı verir" ifadelerini kullandı.

İstanbul’un yanı başı! Her yer beyaza büründü
 
Geri
Üst