Magazin
Moderator
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Gaziosmanpaşa Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen 'Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri Buluşması' programına katıldı. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz ve çok sayıda davetli katıldı.
‘DOĞU VE GÜNEYDOĞU ÜLKEMİZ İÇİN BİR YÜK DEĞİL, BİR VARLIKTIR’
Programda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bölgesel birlikteliğin güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. “Bu buluşma, hemşehrilik bağlarının hayatın içinde nasıl canlı tutulduğunu gösteren güçlü bir tabloyu da ortaya koymaktadır. Aynı şehirde yaşayan, benzer birikimleri paylaşan ve kökleri aynı yörelere uzanan insanlarımızın kurduğu bu ilişki, toplumsal dayanışmamızın en sağlam zeminlerinden birini oluşturmaktadır. Doğu ve Güneydoğu, medeniyetlerin harmanlandığı, bu toprakların tarihi hafızasını ve kültürel birikimini ruhunda taşıyan müstesna bir coğrafyadır. Kadim şehirleri ve köklü mirasıyla bu bölgelerimiz, Türkiye’nin sarsılmaz gücünü ve zenginliğini de temsil etmektedir. Aynı zamanda bereketli toprakları, stratejik su kaynakları ve üretim kabiliyetiyle tarımın, ticaretin ve zanaatın can damarlarından biri konumundadır. Doğu ve Güneydoğu ülkemiz için bir yük değil, bir varlıktır. Ülkemizin gücüne güç katan, kalkınma sürecine büyük potansiyeliyle destek olan bölgelerimizdir. Maalesef bu bölgelerimiz, uzun yıllar boyunca terörün gölgesinde baskılanmış; bu durum şehirlerimizin kalkınmasını, ekonomik büyümesini ve sahip olduğu büyük potansiyeli tam anlamıyla kullanmasını engellemiştir. Ancak bugün Türkiye, bu makus talihi bir daha geri gelmemek üzere tarihe gömme iradesini kararlılıkla sergilemektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sürdürdüğümüz 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' vizyonu, bu iradenin en somut göstergesidir. Sahada attığımız kararlı adımlar neticesinde sağlanan huzur ortamı, bölge genelinde köklü bir değişimin de kapılarını aralamıştır. Huzurun tesis edildiği bir ortamda, şehirlerimizin yeniden canlandığına, ekonominin ivme kazandığına ve üretim çarklarının daha gür bir sesle döndüğüne hep birlikte şahitlik ediyoruz. Terörün tamamen gündemimizden çıkmasıyla birlikte, bölgelerimizin kalkınma hamlesi yepyeni ufuklar ve büyük bir ivme kazanacak. Doğu ve Güneydoğu’nun hızlı gelişimi, genel kalkınma sürecimize de büyük bir güç verecek, 'Türkiye Yüzyılı' hedeflerimize yürüyüşümüzü tahkim edecektir. Huzur ve güven iklimi pekiştikçe yatırımlarımız katlanarak artacak, üretim gücümüz şahlanacak, 86 milyon olarak tüm ülkemiz ve şehirlerimiz hak ettikleri daha parlak geleceğe kavuşacaklardır" dedi.
‘GAP PROJESİ 1,9 TRİLYON LİRAYI BULMUŞTUR’
Yılmaz, “Bölgeler arası gelir farkının belirgin bir şekilde gerilemesi, GAP ve DAP bölgelerimizin milli gelirden aldığı payın artması ve ihracatın 2002 yılında sadece 800 milyon dolar olan ihracatın, geçtiğimiz yıl 13 milyar doları bulması bu değişimin bazı göstergeleri olarak ifade edilebilir. Bu dönüşüm tabii ki kendiliğinden olmadı. Bu ekonomik gelişme kendiliğinden olmadı. Bunun arkasında bir zihniyet var. O zihniyeti de Sayın Cumhurbaşkanımız şöyle ifade ediyor: 'Batıda ne varsa Doğu'da da o olacak. Kuzeyde ne varsa Güney'de de o olacak.' Bütün ülkemize, 86 milyona belli hizmetleri aynı standartta götüreceğiz. Bu zihniyetin bir neticesidir ki Doğu ve Güneydoğu’ya bu dönemde muazzam kamu yatırımları yapılmıştır. 2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1,9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizde ise bu yatırımlar 1,4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı; yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu ve Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" ifadelerini kullandı.
‘TÜRKİYE ATEŞ ÇEMBERİ ARASINDA İSTİKRAR ADASI’
Cevdet Yılmaz, “Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge diyoruz. Bir taraftan da etrafımız ateş çemberi. Türkiye çok şükür bu ateş çemberi içinde adeta bir istikrar adası, güvenli bir liman konumunda. Önümüzdeki dönem Suriye’deki yeni yönetimin altyapısıyla, üstyapısıyla, kurumlarıyla Suriye’yi yeniden inşa etmesiyle, Suriye’de istikrarın pekişmesiyle çok şey değişecek. Irak’ta şimdi yeni bir hükümet kuruluyor. İnşallah Irak’ta da çok daha farklı bir kalkınma, gelişme seyri göreceğiz. Suriye’de geçmişte Hicaz Demiryolu diye bir proje vardı Osmanlı’dan kalma. Yeni dönemde daha modern bir perspektifle Hicaz Demiryolu güzergahının demiryolu, karayolu, enerji hattı güzergahı olarak yeniden şekillenmesi bize ayrı bir ufuk kazandıracaktır. Irak’ta yine 'Kalkınma Yolu' diyoruz; Irak’ın gelişmesiyle birlikte Türkiye’den Basra Körfezi'ne inen otoyol ve demiryoluyla Türkiye ve Irak çok şeyler kazanacak, tüm bölge kazanacak. Bir taraftan da İran'da bir savaş var biliyorsunuz. Bu savaşın da bir an önce sona ermesini temenni ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak biz kendi istikrarımızı koruyoruz, Türkiye Cumhuriyeti’ni çatışmalardan, ateşten uzak tutuyoruz. Doğusuyla batısıyla, kuzeyiyle güneyiyle 86 milyon, 81 vilayet biriz, beraberiz" dedi.
Trump'tan ABD'nin Hürmüz Boğazı ablukası yorumu: Korsan gibiyiz
MSB kaynaklarından Sumud Filosu açıklaması: Yunanistan yükümlülüklerini göz ardı etti