Magazin
Moderator
Ticaret Bakanı Bolat, ihracatın her gün büyük bir rekabet ve ülkelerin çok farklı destek enstrümanları kullanabildiği bir alana dönüştüğünü belirterek, "Türk Eximbank'ın uyguladığı faiz oranı ile OECD'nin belirlemiş olduğu Referans Ticari Faiz Oranı (CIRR) arasındaki farkı biz desteklemiş oluyoruz. Yeni düzenleme ile uzun vadeli alıcı kredilerinin yanına akreditif gibi kısa vadeli işlemleri de ekleyerek destek mekanizmasını güçlendirmiş oluyoruz." şeklinde konuştu.
Türk Eximbank, alıcı kredilerinin kapsamını dış ticaret ürünleri ve iskonto programlarını da ekleyerek genişletirken, ülke ve banka ağını büyüttü.
Bu kapsamda düzenlenen Alıcı Kredileri Programı Tanıtım Toplantısı'nda konuşan Bakan Bolat, bugünün Türkiye'nin ihracatının finansman yolculuğunda çok önemli bir gün olduğunu belirterek, ihracatın finansmanının amiral gemisi Türk Eximbank'ın yepyeni bir ihracat finansman destek enstrümanını hizmete aldığını söyledi.
Bolat, ihracat noktasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendilerine talimat verdiği 400 milyar dolar sınırına yaklaştıklarını vurgulayarak, 2025'te 275,4 milyar dolar mal ihracatıyla rekor kırdıklarını bildirdi.
Bir ay sonra 12 aylık verilerin açıklanacağını ve 122 milyar doları aşan hizmet ihracatıyla da rekor kıracaklarını aktaran Bolat, 396 milyar dolarla da yıllık mal ve hizmet ihracat rekoru kırdıklarını belirtti.
Bolat, ihracat deyince ilk önce akla finansman konusunun geldiğine işaret ederek, "Kaliteli üretim zaten olmazsa olmazımız ancak finansman da ihracat çalışmasının çok önemli bir itici gücü. Burada da bundan 39 yıl önce, 1987'de rahmetli Turgut Özal, o zamanki Başbakanımızın talimatıyla kurulan Eximbank'ın çok önemli bir rolü var." diye konuştu.
"BU PROGRAM İHRACATÇIMIZIN SATIŞINI GÜVENCE ALAN BİR MODEL OLARAK DEVREYE ALINMAKTA"
Ticaret Bakanı Bolat, Türk Eximbank'ın Türkiye'nin en büyük 8'inci bankası olduğuna dikkati çekerek, bankanın Türkiye'nin ihracatını fonlayan ve malların yurt dışı alıcılar tarafından alınmasını kolaylaştıran bir fonksiyona sahip olduğunu dile getirdi.
Bolat, Türk Eximbank'ın kendisinin göreve geldiği dönemde 42 milyar dolarlık ihracat kredi fonlaması yaptığının, 2025'i ise 54 milyar dolarla kapattığının altını çizerek, 2026 hedefinin de 60 milyar dolar olduğunu bildirdi.
Alıcı Kredileri Programı'nın Eximbank tarihindeki en önemli üçüncü destek programı olarak hayata geçirildiğini aktaran Bolat, şöyle devam etti:
"Bu, birçok mali açıdan güçlü gelişmiş ülkelerin eximbankları tarafından uygulanan bir program. Bugüne kadar gerek ihracat kredisi gerekse ihracat sigortası araçları kullanıldı, şimdi üçüncü bir mekanizma Alıcı Kredileri Programı devreye alınıyor. Bu, klasik ihracat finansman araçlarından farklı olarak finansmanı doğrudan ürünlerimizi satın alan yabancı alıcıya sağlayan ve ihracatçımızın satışını güvence alan bir model olarak devreye alınmaktadır. İlk aşamada ihracatçımız ile yabancı ithalatçı arasında imzalanan ihracat sözleşmesine istinaden Türk Eximbank'a başvuruluyor. Uygun görülen kredi tutarı için Ticaret Bakanlığımızca karşılanacak faiz desteği devreye girerek ihracatımızın yapılabilmesinde finansman önemli bir rekabet unsuru haline getirilmiş oluyor."
Bolat, ikinci aşamada kredinin aracı banka kanalıyla yabancı alıcıya kullandırıldığını, ihracat bedelinin de doğrudan ihracatçıya ödenerek nakit akışının güvence altına alındığını söyledi.
Bu amaçla Eximbank'ın 94 ülke ile kredi muhabirlik anlaşmaları imzaladığı bilgisini paylaşan Bolat, "Tabii böyle bir alıcı kredi programını uygulayabilmek için ithalatçı ülkedeki finansman kuruluşunun garanti vermesi gerekiyor. Eximbank bu konudaki anlaşmalarını imzalamış durumda. Üçüncü ve son aşamada ise izleme ve tazmin mekanizmalarımızla risklerin yönetilebilir ve sürdürülebilir hale geldiği ihracat finansman süreci tamamlanmış oluyor. Burada Ticaret Bakanlığımız ve Eximbank tüm başvuru sürecini ve operasyonel süreçleri birlikte yürütecek, ayrıca ihracatçımıza ve alıcıya ilave bir operasyonel yükümlülük getirmeyecekler." şeklinde konuştu.
Bolat, böylece özellikle yatırım malı ihracatı ve proje bazlı ihracatta tüm vadelerde ihracatçının finansman ihtiyacının uygun maliyetlerle karşılanacağını belirtti.
İkinci olarak ihracatçının yalnız fiyat rekabeti ve kalitesiyle değil, finansman şartları itibarıyla da rekabetçilik kazanacağını anlatan Bolat, üçüncü olarak ise yüksek tutarlı, uzun teslim süreli ve proje bazlı ihracatlarda önemli bir rekabet avantajı elde edileceğini, böylece ihracatçının da sonuçta nakit akışı ve bilanço avantajını kendi lehine kullanabileceğini kaydetti.
Bolat, "Bu bir stratejik ihracat destek enstrümanıdır. Çok gelişmiş ülkeler bunu yıllarca programlarında exim faaliyetlerinde yapıp kendi ürünlerine ihracat avantajları sağlarlardı. Biz de artık 160 bin ihracatçımıza bu önemli destek enstrümanını kullandırmaya başlayacağız. Böylece ihracattaki başarımızı ve pazarlardaki durumumuzu inşallah daha güçlü hale getirebileceğiz." ifadelerini kullandı.
"MÜTEAHHİTLİK SEKTÖRÜNÜN KULLANDIĞI TEMEL ÜRÜNLER YATIRIM MALLARI KAPSAMINA EKLENMİŞ BULUNUYOR"
Ömer Bolat, ihracatın her gün büyük bir rekabet ve ülkelerin çok farklı destek enstrümanları kullanabildiği bir alana dönüştüğünü belirterek, bununla ilgili mevzuat değişikliğinin 8 Kasım 2025'te yapıldığını anımsattı.
Bolat, birinci destek unsuruna değinerek, şunları kaydetti:
"Türk Eximbank'ın uyguladığı faiz oranı ile OECD'nin belirlemiş olduğu Referans Ticari Faiz Oranı (CIRR) arasındaki farkı biz desteklemiş oluyoruz. Yeni düzenleme ile uzun vadeli alıcı kredilerinin yanına akreditif gibi kısa vadeli işlemleri de ekleyerek destek mekanizmasını güçlendirmiş oluyoruz. Yurt dışında üstlenilen müteahhitlik projeleri kapsamında ihraç edilen yatırım mallarına da artık alıcı kredisi finansman desteği sağlamaya başlıyoruz. Dünya ikincisi olan ve bugüne kadar özellikle son 23 yılda 500 milyar doları aşan, toplamda da bugün 560 milyar dolara yaklaşan müteahhitlik projelerini kazanan bizim başarılı müteahhitlik firmalarımız, Türkiye'den tedariklerini yapmak istediklerinde finansman konusunda sıkıntı çekebiliyorlar. İşte bu uzun vadeli alıcı kredileriyle müteahhitlerimiz yaptıkları işlerde de Türkiye'den ürünleri satın alabilecekler ve böylece müteahhitlikteki başarı ihracattaki başarıyla entegre hale gelmiş olacak."
İkinci destek unsuru olarak ise Eximbank'ın ihracat kredi sigortası tazmin desteği getirdiğini aktaran Bolat, böylece riskli pazarlar açısından bu tazmin desteğinin büyük önem taşıdığına dikkati çekti.
Bolat, Türk Eximbank'ın ihracatçılara sağladığı sigorta desteğinin 2025'te olduğu gibi artarak ve çeşitlenerek devam etmiş olacağını vurgulayarak, "Üçüncü önemli destek unsuru da tazmin alıcı kredisi, tazmin desteğidir. Bunu da getirmiş oluyoruz. Böylece Eximbank'la ihracatçı arasında öngörülebilir, dengeli bir finansman ilişkisi kurulmuş olacak ve ihracatımız sadece kaliteli ürünümüzle değil, bir de finansman desteği olan ürünümüzle daha da rekabetçi hale gelecek." ifadelerini kullandı.
Yatırım malları kapsamını genişlettiklerini dile getiren Bolat, destekledikleri yatırım malı sayısının GTİP bazında 821'e çıktığını, böylece toplam mal ihracatının yaklaşık yüzde 27'sini kapsar hale geldiğini ve müteahhitlik sektörünün kullandığı temel ürünlerin yatırım malları kapsamına eklenmiş bulunduğunu bildirdi.
"OTOMOTİV SEKTÖRÜ İÇİN GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM FONU HAYATA GEÇİRİYORUZ"
Bolat, Eximbank'ın sermayesinin artırıldığını kaydederek, bundan 2,5 yıl önce günlük 300 milyon lira olan reeskont limitlerinin, şu anda 4,5 milyar liraya yükseltildiğini ve bunun 1,5 milyarının emek-yoğun sektörlere tahsis edildiğini söyledi.
Yabancı para bazında da aylık 150 milyon dolarlık limitin 1 milyar dolara yükseltildiğini vurgulayan Bolat, şunları söyledi:
"Hükümetimiz geçen yıl sadece emek-yoğun 5 sektör için KOSGEB üzerinden istihdam başına verdiği aylık 2 bin 500 lira istihdamı koruma desteğini bu 5 emek-yoğun sektör için bütün ölçekteki işletmelere tahsis etti. Ayrıca da aylık istihdam başına koruma limitini 3 bin 500 liraya yükseltmiş oldu. Ayrıca tüm işletmelere asgari ücret desteği olarak 1270 lira bir teşvik verilmekte ve ihracat yapıyorsan 5 puan kurumlar vergisi indirimi, aracı şirket üzerinden yapıyorsa, sermaye şirketi üzerinden yapıyorsa orada da yaptığın ihracat kadar 5 puan kurumlar vergisi indirimi ve ihracatçılara bozdurduğun zaman Merkez Bankası'na yüzde 3 döviz dönüşüm primi desteği, bütün bunlar uygulanmaya devam ediyor. Bu yüzde 3'lük destek 1 Mayıs'ta yüzde 2'den yüzde 3'e çıkarılmıştı ve şimdi de 30 Nisan'a kadar uzatıldı. Yani bir yıl boyunca bu yüzde 3'lük destek devam ediyor."
Bolat, sermaye piyasası araçlarını da ihracatta kullanma konusunda iki önemli girişime değinerek, bunlardan birincisinin otomotiv sektöründe hayata geçirdikleri Girişim Sermayesi Yatırım Fonu olduğunu belirtti.
Bu fon aracılığıyla ihracat için potansiyel arz eden girişimleri finansal olarak desteklemeyi, teknoloji odaklı dönüşüm ve startup altyapısını geliştirmeyi hedeflediklerini anlatan Bolat, "Bu girişim sermayesi yatırım fonu aracılığıyla girişim sermayelerine sermaye katkısı sağlayacağız ve böylece yeni, önemli, büyük projelerin, Togg gibi inşallah yeni gurur kaynaklarımızın ortaya çıkmasına destek vermiş olacağız." açıklamasında bulundu.
Bolat, ikinci önemli düzenlemenin ise özel statülü şirketlerin yeniden yapılandırılması olduğunu aktardı.
Özel statülü şirketler modelini stratejik bir reform olarak yeniden hayata geçirdiklerine işaret eden Bolat, "Böylece özel statülü şirketlerin kurumsal kapasiteleri artırılıyor, kapsayıcılıkları genişletiliyor, hizmet kalitesi yükseliyor, finansmana erişimde sahip oldukları roller etkinleştiriliyor. Siz değerli ihracatçılarımızın bu şirket statülerinin getirmiş olduğu faydalardan en verimli şekilde yararlanmanız konusunda sizlere davette bulunuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Bolat, dünyadaki ortamın çok parlak olmadığını ve özellikle Davos Ekonomi Forumu'nda konuşulanlara bakıldığında, dünya liderlerinin, İkinci Dünya Savaşı sonunda kurulmuş olan dünya parasal, ekonomik ve ticari sisteminin adeta sarsıntılar geçirdiğini ve çatırdadığını itiraf ettiklerini kaydetti.
"AMACIMIZ, İHRACATÇILARIMIZIN DIŞ TİCARETİNİN HER AŞAMASINDA FİNANSMAN VE HİZMETLERE ETKİN BİR ŞEKİLDE ULAŞABİLMESİDİR"
Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı ve Türk Eximbank Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çelik de, ihracatçılara tek noktadan ve entegre çözümler sunan yeni bir yapıyı hayata geçirdiklerini belirterek, "Amacımız, ihracatçılarımızın dış ticaretinin her aşamasında ihtiyaç duyduğu finansman ve hizmetlere daha hızlı, daha pratik ve daha etkin bir şekilde ulaşabilmesidir." dedi.
Çelik, ihracatçıya destek veren stratejik bir kurum olan Türk Eximbank'ın kurulduğu 1987'den bugüne temel misyonunun hiç değişmediğini vurguladı ve bu misyonun üreten, ihracat yapan ve küresel pazarlarda rekabet eden firmalarının yanında bulunmak olduğunu söyledi.
Dünyada ticaretin dinamikleri hızla değişirken artık ihracatın finansmanının çok boyutlu ve stratejik nitelik kazandığını aktaran Çelik, şöyle devam etti:
"Bugün ihracat sadece bir satış faaliyeti değil, üretimden yatırıma, risk yönetiminden proje finansmanına kadar uzanan bütüncül bir ekosistemdir. Türk Eximbank olarak bu dönüşümü doğru okuyarak, güçlü bilanço yapımız sayesinde uluslararası piyasalardan sağladığımız uzun vadeli kaynaklar ve geniş ürün yelpazemizle ihracatçılarımıza daha uzun vadeli ve güçlü destekler sunmaya devam ediyoruz. Sermayesinin artırılması, reeskont kredi hacminin yükseltilmesi, katılım finans ürünlerinin yaygınlaştırılması, yenilikçi finansman ve sigorta yöntemleriyle Türk Eximbank'ın faaliyetini her alanda genişletiyoruz. Kaynaklarımızı doğrudan ihracata yönlendirerek reel sektöre, üretime ve istihdama daha güçlü destek veriyoruz. Bu yaklaşım Türk Eximbank'ı yalnızca bir finansman kurumu değil, aynı zamanda kalkınmanın ve dış ticaret politikasının da önemli bir faktörü haline getirmektedir."
"İHRACATÇILARIMIZA TEK NOKTADAN VE ENTEGRE ÇÖZÜMLER SUNAN YENİ BİR YAPIYI DA HAYATA GEÇİRİYORUZ"
Osman Çelik, Türk Eximbank'ın ürün gamında önemli enstrümanlardan olan alıcı kredilerinin uluslararası arenada ihracat destek kuruluşlarının en temel rekabet araçlarından olduğunu bildirdi.
Çelik, "Bu krediler bir yandan ihracatçılarımızın rekabet gücünü artırırken, diğer yandan Türk firmalarının yurt dışı pazarlarda daha büyük projelere dahil olmasına imkan vermektedir. Ülkenin ve alıcının niteliğine göre devlet garantisi altında veya muteber bankalara tanınan limitler aracılığıyla sağlanan destek tutarı 4 milyar doları geçmiştir." diye konuştu.
Ticaret Bakanlığının koordinasyonu ve desteğiyle alıcı kredilerinde yeni bir atılım sürecinin içerisine girdiklerini vurgulayan Çelik, yatırım malı ihracatı ve yurt dışı müteahhitlik projelerinde daha kapsamlı bir Referans Ticari Faiz Oranı'ndan (CIRR) sağlanan desteklerle bu kapsamın da genişlediğini kaydetti.
Çelik, "Diğer taraftan ihracatçılarımıza tek noktadan ve entegre çözümler sunan yeni bir yapıyı da hayata geçiriyoruz. Amacımız, ihracatçılarımızın dış ticaretinin her aşamasında ihtiyaç duyduğu finansman ve hizmetlere daha hızlı, daha pratik ve daha etkin şekilde ulaşabilmesidir. Atılan bu adımlar, ihracatçılarımızın ve müteahhitlerimizin ihracat potansiyelini artırırken Türkiye'nin küresel değer zincirindeki konumunu da daha ileriye taşıyacaktır." şeklinde konuştu.
"TOPLAM DESTEK HACMİMİZİ 54,3 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNE TAŞIYARAK TARİHİ REKORUMUZU YENİLEDİK"
Türk Eximbank Genel Müdürü Güney ise bankacılık sektöründe ihracat taahhütlü kredilerin yüzde 35'inin Türk Eximbank tarafından sağlandığını belirterek, bankanın ayrıca Türkiye'nin en büyük alacak sigortası kuruluşu olduğunu söyledi.
Güney, kendilerini sadece ihracatçılara finansman ve sigorta desteği sağlayan bir kuruluş olarak değil, ihracatçıların stratejik çözüm ortağı olarak konumlandırdıklarını kaydetti.
Türk Eximbank olarak ihracat desteklerini her yıl artırarak, finansmana erişimin göreceli olarak zorlaştığı bir dönemde ihracatçılara güçlü destek sağlamaya devam ettiklerinin altını çizen Güney, şunları söyledi:
"2024'te ihracatçılarımıza toplam 48,7 milyar dolar destek sağlayarak Türk Eximbank tarihinin rekor destek hacmine ulaşmıştık. 2025'te dolar bazında bu desteklerimizi yüzde 11 artırarak 26,8 milyar dolar nakdi kredi, 27,5 milyar dolar alacak sigortası olmak üzere toplam destek hacmimizi 54,3 milyar dolar seviyesine taşıyarak tarihi rekorumuzu yeniledik. İhracatçımıza sağlamış olduğumuz bu güçlü desteğin arkasında her geçen yıl güçlenen bilançomuzun önemli katkısı bulunmaktadır. 30 milyarı aşan aktif büyüklüğümüzün yüzde 90'ı ihracata, üretime ve yatırıma sağladığımız kredilerden oluşmaktadır. Çok uluslu finansal kuruluşlardan sağladığımız, uluslararası sermaye piyasalarından ve çok uluslu finansal kuruluşlardan sağladığımız kaynaklarla ihracatçımıza uzun vadeli ve uygun maliyetli finansman imkanı sağlamaktayız."
Güney, 2025'te temin ettikleri 8,7 milyar dolarlık yeni bir yurt dışı fonlama ile ihracatçılara sundukları yurt dışı kaynaklı finansman imkanını 14 milyar dolar seviyesine çıkardıklarının bilgisini paylaştı.
Türk bankacılık sektöründe yurt dışı sermaye piyasalarından en yüksek tutarda fon temin edebilen bankalardan biri olduklarına işaret eden Güney, "Bu, Türk Eximbank'ın sağlam bilanço yapısının yurt dışı finansal kuruluşlar nezdinde oluşturduğu olumlu itibarın sonucudur. Ayrıca Ticaret Bakanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımızın destekleriyle öz kaynaklarla sağlamış olduğumuz büyüme, yıllar içerisinde ihracat destekleme kapasitemizi önemli ölçüde artırmıştır." ifadelerini kullandı.
Güney, alacak sigortasının Türk Eximbank'ın ihracatçılara sağladığı en etkin ve önemli desteklerden biri olduğunu belirterek, alacak sigortası ürününü kullanan ihracatçıların, alıcılarına Türk Eximbank güvencesiyle vade imkanı sunabildiğini anlattı.
Ticari ve politik risklerden kaynaklanacak tahsilat riskini düşünmeden yeni pazarlara açılarak ihracatlarını artırabildiklerini dile getiren Güney, hayata geçirdikleri yeni ürün ve uygulamalarla sigorta ürünlerinden yararlanan firma sayısını önemli ölçüde artırdıklarını ve bunun sonucunda 2025'te 8 bine yakın ihracatçının 27,5 milyar dolarlık vadeli ihracatını güvenle gerçekleştirdiklerini bildirdi.
"BUGÜN LANSMANINI YAPTIĞIMIZ ALICI KREDİLERİ, DIŞ TİCARETTE REKABETİ BELİRLEYEN STRATEJİK BİR İHRACAT DESTEK ARACI"
Ali Güney, kredi ve sigorta desteklerin tabana yayılmasına ve çok sayıda ihracatçının erişimine sunulmasına büyük önem verdiklerini vurguladı.
Güney, 2025'te aktif olarak destek sağladıkları ihracatçıların yüzde 83'ünü KOBİ'ler oluşturduğunun bilgisini paylaşarak, şu değerlendirmelerde bulundu:
"KOBİ'lerin kredimizden aldığı pay 2020'de yüzde 12,8 seviyesindeyken, 2025'te bu oran yaklaşık iki kat artarak yüzde 25 seviyesine ulaşmıştır. Son 5 yılda 6 bin yeni KOBİ firmamız Eximbank destekleriyle tanışmış, böylece desteklerimizden yararlanan KOBİ sayısı 15 bini aşmıştır. Elde ettiğimiz bu başarıda KOBİ odaklı büyüme stratejimiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz yenilikçi ürün ve uygulamalar önemli rol oynamaktadır. Başta İGE kefaleti olmak üzere uygulamaya aldığımız alternatif teminat yapılarıyla ihracatçımızın finansmana erişimini kolaylaştırıyoruz. Hayata geçirdiğimiz katılım finans penceresi sistemiyle Türk Eximbank desteklerini daha geniş kitlelere ulaştırıyoruz. Yurt dışı alacak sigortasının yanı sıra ihracatçılarımızın yurt içi alacaklarını da sigortalıyor, böylece ihracat tedarik zincirini uçtan uca güvence altına alıyoruz."
"Bugün lansmanını yaptıkları alıcı kredilerinin yeni küresel ticaret düzeninde tüm ihracat destek kuruluşları tarafından etkin bir şekilde kullanılan, dış ticarette rekabeti belirleyen stratejik bir ihracat destek aracı haline geldiğini" aktaran Güney, alıcı kredilerinin Türkiye'den mal ve hizmet temin etmek isteyen yurt dışındaki alıcılara devlet veya banka garantisi altında sağladıkları bir finansman ürünü olduğunu belirtti.
"İhracatçılarımız alıcılarına uygun maliyet ve vadeyle finansman paketi sunarak daha fazla mal ve hizmet ihracatı yapma imkanına kavuşmuş olacaktır. Faaliyete başladığımızdan bu yana altyapı, üstyapı projeleri ile makine ve ekipman ihracatına yönelik sağladığımız alıcı kredileri finansman tutarı 4 milyar dolar seviyesindedir." diyen Güney sözlerini şöyle tamamladı:
"Alıcı kredilerimizi dış ticaret finansman ürünlerimizle tamamlayarak ihracatçılarımıza uçtan uca çözümler sunuyoruz. Akreditif ve sigorta poliçesine dayalı iskonto uygulamaları ile ilave finansman sağlamaya başladık. Alıcı kredilerini yaygınlaştırmak amacıyla yurt dışı finansal kuruluşlarla anlaşma yaparak alıcı kredi ağımızı 94 ülkeyi kapsayacak şekilde genişlettik. İlave talep gelmesi durumunda bu ülke ağını daha da genişletmeyi önümüzdeki dönemde planlamaktayız."