Magazin
Moderator
MİLLİYET.COM.TR / Yunan basınında yer alan kapsamlı bir analiz, 2030 yılına yönelik Türkiye-Yunanistan hava gücü dengesini “Ege’de büyük hesaplaşma” başlığıyla ele alırken, Türkiye’nin savunma alanındaki yükselişini bölgesel denklemin en belirleyici unsuru olarak öne çıkardı.
‘OYUNUN KURALLARINI YENİDEN YAZAN FAKTÖR’
OnAlert tarafından yayımlanan değerlendirmede, 2030’un iki ülkenin de en büyük modernizasyon hamlelerini tamamladığı kritik bir eşik yılı olacağı belirtilirken, özellikle Türkiye’nin son yıllarda yakaladığı savunma sanayii ivmesinin “oyunun kurallarını yeniden yazan faktör” olduğu vurgulandı.
‘NADİR ÜLKELERDEN BİRİ’
Analizde Türkiye’nin yalnızca platform sayısı değil, aynı zamanda teknoloji üretme ve entegre savaş konsepti kurma kabiliyetiyle bölgesel üstünlüğünü güçlendirdiği ifade edildi.
Yerli İHA-SİHA sistemleri, elektronik harp kapasitesi, radar ağları ve komuta-kontrol altyapısındaki ilerlemenin Ankara’yı 2030 projeksiyonunda “çok katmanlı savaş mimarisine sahip nadir ülkelerden biri” haline getirdiği belirtildi.
‘YÜKSEK YOĞUNLUKLU HAREKAT KAPASİTESİ’
Analizde Türk Hava Kuvvetleri’nin F-16 modernizasyon programı kapsamında 83 F-16 Block 52+ ve Advanced uçağın Viper seviyesine yükseltilmesi, Türkiye’ye bölgenin en geniş ve en modern F-16 filosunu kazandıracak stratejik bir güç çarpanı olarak değerlendirilirken “Buna ek olarak 38 Block 50’nin de aynı standarda yükseltilmesiyle Türkiye, 120’nin üzerinde modern savaş uçağıyla yüksek yoğunluklu harekat kapasitesini sürdürebilir” denildi.
Analizde Türkiye’nin Eurofighter Typhoon ve milli muharip savaş uçağı KAAN ile birlikte hava gücünü sadece güncellemediği, aynı zamanda gelecek nesil hava savaşına geçiş yaptığı vurgulandı. Özellikle KAAN’ın 5. nesil savaş uçağı olarak Türkiye’nin bağımsız hava gücü hedefinde “tarihsel bir eşik” olduğu değerlendirmesine yer verildi.
‘EN GÜÇLÜ ÇARPAN’
Yunan analizlerinde Yunanistan’ın F-35 ve Rafale gibi platformlarla nitelikli bir hava gücü oluşturduğu ifade edilse de Türkiye’nin asıl avantajının “sahada gerçek zamanlı veri akışı sağlayan entegre savaş ekosistemi” olduğu açık şekilde öne çıkarıldı. F-16, F-4 türevleri, İHA sistemleri ve hava savunma unsurlarının tek bir dijital ağ üzerinden çalışabilme kapasitesi, Türkiye’nin en güçlü çarpanlarından biri olarak tanımlandı.
Rafale ve Meteor gibi sistemlerin Yunanistan için önemli bir kabiliyet artışı sağladığı belirtilirken, Türkiye’nin bu tür platformlara karşı çok daha geniş ölçekli, çok katmanlı ve esnek bir hava gücü mimarisi geliştirdiği ifade edildi.
Mirage 2000-5 uçaklarının Yunanistan için sınırlı ama kritik bir rol oynadığı belirtilirken, Türkiye tarafında Block 30 F-16’ların agresör eğitim, elektronik harp ve destek görevlerinde esnek kullanım kabiliyetiyle hava gücünün derinliğini artırdığı vurgulandı.
‘ANKARA DENKLEME YÖN VERİYOR’
Analizin dikkat çeken başlıklarından biri de Türkiye’nin KAAN ve Eurofighter süreçleriyle birlikte sadece mevcut dengeyi değil, 2030 sonrası bölgesel hava üstünlüğü denklemine yön verecek stratejik bir konuma ilerlediği değerlendirmesi oldu.
Yunan basınında yer alan yorumlarda, Türkiye’nin en büyük avantajının hızla gelişen savunma sanayii, yerli üretim gücü ve bağımsız karar alma kapasitesi olduğu ifade edilirken, bu üç unsurun Ankara’yı “bölgesel güç merkezlerinden biri” haline getirdiği vurgulandı.
‘TÜRKİYE’NİN ÜSTÜNLÜĞÜ ŞEKİLLENDİRECEK’
Son olarak analizde, 2030’a doğru Ege ve Doğu Akdeniz’de oluşacak hava rekabetinin yalnızca platform sayılarıyla değil, Türkiye’nin kurduğu entegre savaş ekosistemi ve teknolojik üstünlüğüyle şekilleneceğinin altı çizilirken “Türkiye bu süreçte sadece modernize olan bir hava gücü değil, aynı zamanda kendi savaş doktrinini üreten ve sahaya entegre eden bir stratejik aktör olarak öne çıkıyor” denildi.
Pasaportunu alan yola çıkıyor! İşte Türklerin vizesiz gidebileceği en ucuz 9 ülke
Savaşın 'gizli cephesi' ortaya çıktı! ABD-İsrail ile ortak olup haftalarca İran'a saldırdılar: Hedef listesi sızdı