Paralel evrenlerde zeki yaşam bulunma ihtimali hesaplandı

Teknoloji

Moderator
Paralel evrenlerde zeki yaşam bulunma ihtimali hesaplandı

Yeni araştırmaya göre yaşam için en elverişli evren, bizimkinden daha az karanlık enerjiye sahip olmalı.

İsviçre ve İngiltere’den araştırmacılar, karanlık enerjinin yıldız oluşumu ve dolayısıyla Dünya dışı zeki yaşam ihtimali üzerindeki rolünü inceledi.



Bilim insanları, evrenin zamanla daha hızlı genişlemesine neden olan gizemli güçlere “karanlık enerji” adını veriyor.



Hakemli bilimsel dergi Monthly Notices of the Royal Astronomical Society’de yayımlanan çalışmada, karanlık enerjinin yoğunluğu ile evrenin tarih boyunca oluşturduğu toplam yıldız sayısı arasındaki ilişki ele alındı.



Araştırmacılar, yalnızca bizim evrenimizi değil, karanlık enerji yoğunluğu farklı olan varsayımsal evrenleri de kapsayan yeni bir teorik model geliştirdi. Çalışma, bu yönüyle çoklu evrende (multiverse) zeki yaşamın ne kadar olası olabileceği sorusunu gündeme getiriyor.



NASIL VAR OLABİLDİK?



Araştırma ekibi, bu soruya yaklaşırken “antropik akıl yürütme” yöntemini kullandı. Bu yaklaşım, evrenin temel özelliklerinin, bizim var olabilmemizden yola çıkılarak anlaşılabileceğini savunuyor. Evren hakkında pek çok bilinmeyen olsa da, en azından küçük bir bölümünde insan yaşamına izin verdiğini kesin olarak biliyoruz. Bu gerçek, evrenin diğer özelliklerini anlamak için bir çıkış noktası sunuyor.



Antropik akıl yürütme, karanlık enerjinin neden belirli bir yoğunlukta olduğu sorusuna da açıklama getirebiliyor. Nobel Ödüllü fizikçi Steven Weinberg, 1980’lerin sonlarında, karanlık enerjinin daha yüksek olması durumunda evrenin çok daha hızlı genişleyeceğini, bunun da maddenin galaksiler ve yıldızlar oluşturmasını engelleyerek yaşam ihtimalini azaltacağını öne sürmüştü.



Karanlık enerji, evrenin hızlanarak genişlemesine yol açtığı düşünülen ancak doğası hâlâ bilinmeyen bir olgu. Yıldız oluşumunu etkilediği için zeki yaşam ihtimaliyle de yakından ilişkili. Tıpkı Dünya’daki yaşamın Güneş olmadan mümkün olamayacağı gibi, yıldızlar da zeki yaşamın ön koşulu olarak görülüyor.



Çalışmanın başyazarı, Durham Üniversitesi Hesaplamalı Kozmoloji Enstitüsü’nden kozmolog Dr. Daniele Sorini, Popular Mechanics’e yaptığı açıklamada, “Yıldızlar bildiğimiz yaşamın ortaya çıkması için bir ön koşul. Bu yüzden, zeki yaşamın bizim evrenimizde mi yoksa karanlık enerji miktarı farklı olan varsayımsal bir evrende mi daha kolay ortaya çıkacağını sorguluyoruz” diyor.



“EVRENİMİZ ELVERİŞSİZ”



Araştırmanın sonuçlarına göre, evrende oluşan toplam yıldız sayısı, karanlık enerji yoğunluğu mevcut değerinin yaklaşık onda biri olduğunda en yüksek seviyeye ulaşıyor. Yani teorik olarak, yaşam için en elverişli evren bizimkinden daha az karanlık enerjiye sahip bir evren olur.



Bu senaryoda evrendeki sıradan maddenin yüzde 27’si yıldızlara dönüşürken, bizim evrenimizde bu oran yüzde 23 civarında kalıyor. Bu fark, evrenimizin yaşam için oldukça elverişli olduğunu ancak en ideal koşullara sahip olmadığını gösteriyor.



Araştırma ayrıca, karanlık enerji yoğunluğu arttıkça yıldız oluşumunun ve dolayısıyla zeki yaşam ihtimalinin giderek azaldığını ortaya koyuyor. Ancak çoklu evren varsayımı altında yapılan hesaplamalar, evrenlerin yüzde 99,5’inin bizimkinden daha yüksek karanlık enerji yoğunluğuna sahip olabileceğini gösteriyor.



Sorini’ye göre bu durum bir çelişki yaratmıyor: “Karanlık enerjisi yüksek evrenlerde tek tek bakıldığında daha az zeki gözlemci bulunur. Ancak bu tür evrenlerin sayısı çok fazla olduğu için, toplamda yine zeki gözlemciler barındırırlar.”



Araştırmacılar, bu çalışmanın ne çoklu evrenin varlığını kanıtlamayı ne de uzaylı yaşamı bulmayı amaçladığını vurguluyor. Çalışma daha çok, karanlık enerjinin gizemli değerinin neden bu şekilde ölçüldüğünü, bizim varlığımız gerçeğinden yola çıkarak açıklamaya yönelik bir düşünce deneyi niteliği taşıyor.



“Çoklu evrenin gerçek olup olmaması bizim çalışmamızın temel meselesi değil” diyen Sorini, “Asıl amacımız, evrende gözlemlediğimiz karanlık enerji yoğunluğunun neden bu değerde olabileceğine dair makul bir açıklama sunmak” ifadelerini kullanıyor.
 
Geri
Üst