Dünyadan Haberler
Moderator
2005 yılında başlayan ABD - Venezuela gerilimi bugün gerçekleştirilen saldırıyla birlikte Devlet Başkanı Maduro ve eşinin ABD tarafından yakalanmasıyla son buldu. Petrol zengini ama ekonomik kriz içindeki Venezula ABD için neden bu kadar önemli? ABD - Venezuela gerilimi ne zaman ve niye başladı? Otobüs şoförlüğünden devlet başkanlığına uzanan bir hayata sahip olan Nicolas Maduro neden kartel lideri olmakla suçlandı?
YILLARDIR SÜREN GERİLİM...
Aylardır ABD ve Venezuela arasında tırmanan gerilimde en önemli eşiklerden biri aşıldı, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Amerikan güçlerince yakalanarak ülke dışına çıkarıldı.
İLK AMBARGO 2005'TE
ABD, 2005 yılından bu yana Venezuela'ya ambargo uygulamaya başladı, 2017'den sonra yaptırımlar daha da ağırlaştı. Trump, başkanlığının ilk döneminde 2019'da Venezuela'nın devlet petrol şirketi "Petroleos de Venezuela"dan tüm ham petrol ithalatını durdurmuştu. Trump'tan sonra iktidara gelen Joe Biden, akaryakıt fiyatlarını düşürebilmek için 2022'de Amerikan petrol devi Chevron'a Venezuela'da faaliyet izni verdi.
Trump, ikinci kez başkanlık koltuğuna oturduktan sonra Mart ayında bu izni iptal etti. Ancak daha sonra gelirlerin Maduro hükümetine gitmemesi şartıyla yeniden onay verdi. Trump ayrıca Venezuela'dan petrol satın alan ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi uygulamaya başladı.
VENEZUELA PETROLÜ ABD İÇİN AYRI BİR ÖNEM TAŞIYOR
ABD'de üretilen "hafif ham petrol" benzin üretiminde kullanılıyor. Venezuela'dan çıkan ağır ham petrolündense dizel ve asfalt üretilebiliyor. Fabrikalar için yakıt üretimi de Venezeula petrolünden sağlanabiliyor. Venezuela petrolüne uygulanan yaptırımlar nedeniyle dizel akaryakıt arzı dünya çapında azaldı.
ABD on yıllar boyunca Venezuela petrolüne bağımlıydı. Eylül 2025 itibarıyla ABD'nin Venezuela'dan günlük aldığı petrol 102 bin varil ile sınırlıydı. ABD'nin Suudi Arabistan'dan günlük aldığı petrol 254 bin varili, Kanada'dan aldığıysa 4.1 milyon varili buluyor. Venezuela petrolüne erişim ABD için hem kolay hem de ucuzdu.
VENEZUELA PETROLÜ NEDEN ÖNEMLİ?
Batılı şirketlerin Venezuela petrolüne yatırımlarının küresel petrol fiyatlarının kontrol altında tutulmasına da katkı sağlayacağı belirtiliyor. Ancak yabancı petrol şirketlerine açılması halinde bile Venezuela'nın petrol üretiminin artırılması zaman alacak. Venezuela devlet petrol şirketine göre ülkedeki boru hatları 50 yıldır yenilenmedi. Üretimi en üst düzeye çıkarabilmek için alt yapıya gerekli bakımın yapılmasının maliyetinin 58 milyar doları bulacağı tahmin ediliyor. Amerikan basınına göre bu para harcanmaya değer.
JEOPOLİTİK ÖNEMİ
Rusya'nın ürettiği petrol türü Venezuela'nınkiyle benzerlik gösteriyor. Hindistan ve Çin, Rusya petrolüne büyük ölçüde bağımlı halde. Amerikan medyasına göre Veneuzela petrolünün devreye girmesiyle Rus petrolüne bağımlılığın kırılması hedefleniyor. Bu sayede Rusya'nın Ukrayna savaşını sürdürmek için kullandığı petrol gelirlerinden mahrum bırakılması amaçlanıyor. Venezuela yönetimi de OPEC'e bir mektup yollarak Trump'ın esas amacının petrol yataklarını ele geçirmek olduğu şikayetinde bulunmuştu.
EN BÜYÜK PETROL REZEVLİ ÜLKE AMA EKONOMİK KRİZDEN ÇIKAMIYOR
1999'da iktidara gelen Chavez yönetiminden önce Venezuela'nın petrol üretimi günlük 3.5 milyon varili aşıyordu. Ancak 2013'te iktidara gelen Nicolas Maduro'nun yönetimiyle birlikte bu sayı günde sadece 1 milyon varil ham petrole indi.
OTOBÜS ŞOFÖRLÜĞÜNDEN DEVLET BAŞKANLIĞINA
Nicolas Maduro, 1962'de solcu bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Babası sendika lideriydi. O da lisede öğrenci sendikası lideri oldu. . Liseden mezun olduğuna dair bir belge yok. O dönemdeki arkadaşlarına göre uzlaşmacı bir karaktere sahipti.
ROCK MÜZİĞİ HAYRANIYDI
Led Zeppelin favori gruplarındandı. Hatta kendi de bir rock grubuna üye olmayı istiyordu. Ama müzisyen değil otobüs şöförü oldu. . Yasaklamasına rağmen şoför olarak çalıştığı şirketin ilk gayri resmi işçi sendikalarından birini kurdu.
1990’LI YILLARDA HUGO CHAVEZ'İN ASKERİ HAREKETİNE KATILDI
1992'deki başarısız darbe girişimi nedeniyle hapse atılan Chavez'in serbest bırakılması için kampanyalar yürüttü. 1998’de Chavez iktidara gelince siyasette daha aktif hale geldi. 2006 yılında dışişleri bakanlığı, 2012'de de devlet başkan yardımcılığına geldi.
MADURO'YU HALEFİ İLAN ETTİ
Küba'ya tedavi için giden Chavez'e eşlik edenler arasında Maduro da vardı. 5 Mart 2013'te Chavez'in kanserden ölmesinin ardından geçici olarak devlet başkanlığı görevini üstlendi. 2013'te düzenlenen seçimi zor da olsa kazandı. Resmen Venezuela’nın yeni devlet başkanı oldu.
2014'TE ÜLKE DERİN BİR EKONOMİK KRİZE SÜRÜKLENDİ
Petrole bağımlılık, yüksek suç oranı ve altyapı yetersizlikleri ciddi sorunlar arasındaydı. Ekonomik kriz gün geçtikçe derinleşirken temel ihtiyaç maddeleri bulunamaz hale geldi. Hiper enflasyon, gıda ve ilaç kıtlığı, milyonlarca insanın başka ülkelere göçü, gündelik hayatın bir parçası haline geldi.
MUHALEFETE KARŞI HİLE İDDİALARI
Maduro, Mayıs 2018'deki seçimleri yeniden kazandı. Ağustos 2018'de İHA ile düzenlenen suikast girişiminden kurtuldu. 2019'daysa Muhalefet lideri Juan Guaido 2018 seçimlerine hile karıştırıldığını söyleyerek kendisini geçici devlet başkanı ilan etti. Maduro'yu devirmesi için orduya çağrıda bulundu. Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ve birçok Latin ülkesi, Guaido'yu devlet başkanı olarak tanıdı. Ancak zamanla Guaido popülaritesini kaybetti.
2024'TE SEÇİMLERİ SON KEZ KAZANDI
Muhalefet ise seçimlerin gerçek galibinin, kendi adayları Edmundo Gonzalez olduğunu ilan etti. Gonzalez, hakkında yakalama kararı çıkarılmasının ardından İspanya'ya kaçmak zorunda kaldı. Maduro, destekçilerine göre anti-emperyalist bir lider, muhaliflerine göre ise otoriter bir yöneticiydi.
TRUMP'IN İKİNCİ DÖNEMİYLE SERTLEŞEN VENEZUELA POLİTİKASI
Maduro'nun siyasi kariyerinde dikkat çeken dönemeçlerden biri de Trump'ın ABD'de ikinci dönem başkanlığa seçilmesiydi. Venezuela politikasını sertleştiren Trump, 2025'te Maduro'yu terör örgütü lideri ilan etti. Trump yönetimi uyuşturucu karteli "Cartel de los Soles"i yabancı "terör örgütü" ilan ederken Maduro'yu da bu kartelin lideri olmakla suçladı.
Caracas da bu hamleyi, "gayri meşru" bir askeri müdahalenin önünü açmayı amaçlayan "gülünç bir yalan" olarak tanımladı. Venezuela Dışişleri Bakanlığı böyle bir örgütün varlığını "kesin bir dille reddetti.
SİYASİ DANIŞMANI EŞİ
Maduro devlet başkanlığı yardımcılığı görevini yürütüğü sırada eşi Cilia Flores de başsavcıydı. Maduro'nun başkan olmasının ardından eşi de devlet protokolünde aktif rol almaya başladı. Siyasi danışman konumuna geçti.
Çift 3 Ocak 2026'da ABD'nin düzenlediği operasyonla Amerikan güçlerince ülke dışına çıkarıldı.