Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: ABD ile İran arasında bir anlaşma her zamankinden daha yakın

Magazin

Moderator
6a1ad7cea15d66caecaa3593.jpg

Dışişleri Hakan Fidan, Japonya merkezli Nikkei Asia dergisine röportaj verdi. Bakan Fidan, Türkiye’nin önemli bir insansız hava aracı (İHA) üreticisi olarak öne çıktığını ve Ankara’nın Tokyo ile savunma sanayii alanındaki bağlarını derinleştirme arzusunda olduğunu ifade etti.

Bakan Fidan, "Türkiye ve Japonya’nın birbirini tamamlayan kabiliyetlere sahip ve karşılıklı fayda sağlayacak güçlü bir iş birliği potansiyeli olduğuna inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin İHA teknolojilerinin farklı ortamlarda kendini kanıtladığını vurgulayan Fidan, bunların Japonya ile birlikte geliştirme ve ortak üretim için değerli fırsatlar sunabileceğini söyledi. Bakan Fidan, özellikle kıyı güvenliği ve sınır güvenliği gibi konularda iş birliği potansiyeli bulunduğuna işaret etti.

‘ORTA GÜÇLERİN DAHA YAKIN İŞ BİRLİĞİ YAPMASI GEREKİYOR’

Dışişleri Bakanı Fidan, "Türkiye, havacılık alanında, özellikle de insansız hava sistemleri ve anti-dron teknolojilerinde iş birliği için güçlü bir temel oluşturabilecek gelişmiş ve sahada etkinliğini kanıtlamış kabiliyetler geliştirmiştir" dedi. Bakan Fidan, jeopolitik belirsizlikler ve ABD’nin "Önce Amerika" politikasıyla yeniden şekillenen güvenlik durumu nedeniyle orta büyüklükteki güçler arasında daha yakın iş birliği gerektiğine işaret ederek, "Türkiye, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Kanada, Suudi Arabistan, Almanya, Fransa ve İngiltere gibi orta güçlerin daha yakın iş birliği yapması gerekiyor" şeklinde konuştu.

‘TÜRKİYE-JAPONYA ARASINDA DEĞERLENDİRİLMEMİŞ BİR İŞ BİRLİĞİ POTANSİYELİ BULUNUYOR’

Türkiye ile Japonya arasındaki 10 yılı aşkın süredir müzakere edilen ekonomik ortaklık anlaşması ve sosyal güvenlik anlaşması alanlarında ilerleme sağlandığına işaret eden Bakan Fidan, "Önümüzdeki dönemde anlaşmaya ulaşmayı umuyoruz" dedi. Savunmanın ötesinde Türkiye ile Japonya arasında iş birliğinin halen yeterince gelişmediği daha geniş alanların da olduğunu ifade eden Bakan Fidan, "Ülkelerimiz arasında enerji, dijital dönüşüm, havacılık ve uzay teknolojileri, robotik ve dayanıklı tedarik zincirleri alanında hala çok büyük, değerlendirilmemiş bir iş birliği potansiyeli bulunuyor" ifadelerini kullandı.

‘GERÇEK ANLAMDA BİR KAZAN-KAZAN ORTAKLIĞI OLUŞTURABİLİRİZ’

Türkiye’nin kendisini kritik mineraller alanında kilit bir oyuncu olarak konumlamayı hedeflediği ve Eskişehir’in Beylikova ilçesinde önemli miktarda nadir toprak elementi rezervleri keşfettiği belirtilen röportajda Bakan Fidan, Türkiye’nin uzun vadeli sanayi hedeflerine ilişkin, "Stratejik hedef yalnızca çıkarım yapmak değil, yüksek katma değerli ara ürünler ve nihai ürünler üretmektir. Bu açıdan Japon teknolojisi ve yatırımlarıyla kurulacak iş birliği, gerçek anlamda bir kazan-kazan ortaklığı oluşturabiliriz ve bu alanda da Japonya ile yakın çalışmaya hazırız" dedi.

‘ABD İLE İRAN ARASINDA BİR ANLAŞMA HER ZAMANKİNDEN DAHA YAKIN’

Türkiye’nin de destek verdiği ABD ve İran arasındaki arabuluculuk çabalarına değinen Bakan Fidan, "Her iki taraf da olumlu bir sonuca ulaşmak istiyor. Bir anlaşma her zamankinden daha yakın" şeklinde konuştu. Bakan Fidan, İran, ABD ve İsrail arasında yürürlükte olan ateşkesle birlikte görüşmelerin, uluslararası petrol ticareti açısından kritik önemdeki Hürmüz Boğazı üzerinde yoğunlaştığını söyledi. Bakan Fidan, tarafların Hürmüz Boğazının yeniden açılmasına ilişkin nihai bir anlaşmaya varmaları halinde "nükleer görüşmelere geçileceğini öngören bir plan üzerinde mutabık" kaldığını vurguladı.

‘HÜRMÜZ BOĞAZI, NÜKLEER DOSYALARIN ÖNÜNE GEÇEN BİR MESELE HALİNE GELDİ’

Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın hem ABD hem İran üzerinde büyük baskı oluşturduğunu, ayrıca enerji güvenliği, gıda güvenliği ve artan fiyatlar dahil olmak üzere uluslararası etkisinin son derece büyük olduğunu ifade eden Bakan Fidan, "Bu, nükleer dosyaların önüne geçen bir mesele haline geldi" dedi.

Bakan Fidan, ABD ile İran’ın çatışmaları sona erdirme konusunda anlaşmaları durumunda Gazze Şeridi’ne yönelik bir barış planına ilişkin görüşmelerin de hız kazanabileceğine inandığını söyledi.

‘İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜMÜN HAYATA GEÇİRİLMESİNİ İSTİYORUZ’

Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilere de değinen Bakan Fidan, iki ülke arasında 1949’dan bu yana diplomatik ilişki bulunduğunu ve Gazze'deki çatışma öncesinde 10 milyar dolarlık bir ticaret hacmi olduğuna dikkat çekerek Türkiye’nin İsrail ile ticareti durdururken, bu konudaki tutumunu çok açık bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti.

Bakan Fidan, "İsrail, Filistinlileri öldürmeye son vermeli ve Gazzelilerin gıda, barınma, ilaç ve su gibi temel insani ihtiyaçlara erişimini engellemeyi bırakmalı. Bunlar sağlanırsa normal hayata geri dönebiliriz, hiçbir sorun yok. Biz, iki devletli çözümün hayata geçirilmesini istiyoruz" dedi.

‘İSRAİL’İN PEŞİNDE OLDUĞU ŞEY GÜVENLİK DEĞİL, DAHA FAZLA TOPRAK’

Bakan Fidan, İsrailli siyasetçilerin Türkiye’yi "gelecekteki strajik bir tehdit" olarak nitelendiren açıklamalarını da değindi.

İsrail’in Gazze, Batı Şeria, Suriye ve Lübnan’daki işgal politikalarına işaret eden Bakan Fidan, "İsrail iç siyasetinde ne yazık ki bölgesel hedefleri yürütmek için sürekli bir düşmana ihtiyaç duyuluyor. Ancak herkes biliyor ki İsrail’in peşinde olduğu şey güvenlik değil, daha fazla toprak" ifadelerini kullandı. Bakan Fidan, "Uluslararası toplumun İsrail’in yalnızca bölgesel düzeni değil, küresel düzeni de daha fazla istikrarsızlaştırmasını önlemesi gerekiyor" diye konuştu.

‘ORTA DOĞU'DA İSTİKRAR İÇİN BÖLGESEL PLATFORM’

Dışişleri Bakanı Fidan, iş birliğine dayalı bir "bölgesel platform" temelinde Orta Doğu istikrar sağlanabileceğini işaret etti. Dışişleri Bakanı Fidan, "Bölgedeki tüm ülkeler birbirlerinin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve güvenliğine bağlılık göstermelidir. Devletlerin önlerinde yakın geçmişten ders çıkararak gerçek anlamda iş birliği başlatmaları için altın bir fırsat bulunuyor" dedi.

Dışişleri Bakanı Fidan, Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan, Mısır ve Körfez ülkelerini kapsayabilecek bölgesel platformun şartlar normale döndüğünde belki İran’ı da içerebileceğini ifade etti. İsrail’in de 1967 sınırları temelinde bir Filistin devletini tanıması halinde ileride bu yapıya katılabileceğini belirten Dışişleri Bakanı Fidan, "Eğer bu sorun çözülürse İsrail’in güvenliğinin bölge ülkeleri tarafından da büyük ölçüde destekleneceğini düşünüyorum" şeklinde konuştu.

‘TÜM HAZIRLIKLARIMIZI, BİR BAKIMA BAŞKAN TRUMP’I AĞIRLAYACAK ŞEKİLDE YÜRÜTÜYORUZ’

Türkiye’nin Temmuz ayında Ankara’da ev sahipliği yapacağı kritik NATO zirvesine de değinen Bakan Fidan, tüm müttefiklerin onay vermesi halinde bu zirvede Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi Hint-Pasifik bölgesi ortaklarının liderleri ve savunma bakanlarını da ağırlamak istediklerini söyledi.

Türk hükümetinin zirve programını şekillendirmek üzere NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile çalıştığını kaydeden Bakan Fidan, bu ülkelere davetlerin gönderilmesinin muhtemel olduğunun sinyalini verdi.

NATO’ya eleştirilerini sürdüren ABD Başkanı Donald Trump’ın zirveye katılma ihtimali sorulduğunda iyimser bir ton kullanan Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son bir ay içinde Trump ile birden fazla görüşme gerçekleştirdiğini ve Trump’ın bu görüşmelerin hiçbirinde zirveye katılmayacağını söylemediğini ifade etti. Bakan Fidan, "Şu ana kadar tüm hazırlıklarımızı, bir bakıma Başkan Trump’ı ağırlayacak şekilde yürütüyoruz" dedi.

Yunan basınından dikkat çeken Türkiye analizi! 2030 yılına işaret ettiler: 'Ege'de büyük hesaplaşma'
Savaşın 'gizli cephesi' ortaya çıktı! ABD-İsrail ile ortak olup haftalarca İran'a saldırdılar: Hedef listesi sızdı
 
Geri
Üst