Yasam
Moderator
Ortopedi ve travmatoloji uzmanı Opr. Dr. Ahmet Savran, yıllaardır biriktirdiği kol saatlerinin en ince ayrıntılarına kadar bakımlarını yaparak kendisini gireceği riskli ameliyatlara hazırlıyor.
İzmir'de yaşayan Opr. Dr. Ahmet Savran, küçük yaşlarında dedesinin kendisine hediye ettiği mekanik kol saatiyle, saatlere merak saldı. Çocukluğunda da boş vakitlerinde saatçide çalışmaya başlayan Savan, verilen haftalığıyla da saat alıp biriktirmeye başladı. Lise yıllarında da doktor olmaya karar veren Savan, tıp fakültesini kazandı ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesinde el cerrahisi uzmanlığını aldı.
AMELİYAT EDER GİBİ TAMİR EDİYOR
Üniversite yıllarında koleksiyondaki saatleri sökerek bakımlarını yapan Savan, bu hobisinin mesleğine de olumlu yansıdığnı gözlemledi. Savan, uzuv kopmaları, ortopedi ameliyatları olmak üzere birçok hassas ameliyata girerken, operasyon öncesinde de ellerini güçlendirmek için saat tamiri yapıyor. Saat bakımında da özel ekipmanlarla çalışan Savan, tamiratta da ameiyat gözlüğü ve mikroskop kullanıyor.
"YAŞLILIKTA EL BECERİSİNİ KAYBETME KORKUMUZ VAR"
Kolesiyonunda 700 saat olan Savan, cerrahların mutlaka el antrenmanı yapması gerektiğini anlattı. Resim, geometrik cisimler çizmek ve birçok farklı metodlarla el kasların geliştirilebileceğini söyleyen Savan, en mantıklı ve verimli yöntemin ise saat bakımı olduğunu belirtti:
"Şu anda da el ameliyatını uyanık ve hareket ederek yapabiliyoruz. Orada da saat çalışıyorken bazı şeyleri tamir edebiliyorsunuz. O yüzden bir cerrah için genç ya da yaşlı olması fark etmez. Özellikle yaşlandığımızda el becerisini kaybetme korkumuz var. Bunu yenmenin yollarından bir tanesi bu tür mikro işleri yapmak. Onun dışında en iyi örnek bence saat tamir etmek."
SAAT MÜZESİ AÇMAK İSTİYOR
Saatlerin parçalarını insan uzuvlarına benzettiğini dile getiren Savan, şöyle devam etti:
"Normalde saatteki o vidaların bir benzerini parmak kemiklerinde kullanıyorum. O yüzden normal birine göre bir mikro cerrahi uzmanı saat tamirinde biraz daha avantajlı diye düşünüyorum çünkü zaten vidalara yabancı değilsiniz. Bu mekanik algıya aşinasınız. Bir yandan da tabii insanda iş farklı. Orada bir canlı var. Burada en fazla saati bozabilirsiniz. Stresi herkes farklı şekillerde atabilir. Bu benim hobim aslında. O tür zamanlarda daha fazla saatlere sarılıyorum."
“Bir Ahmet Savran gelip geçecek. Arkamda bir şey bırakacaksam, Türkiye'de saat sevdasının gelişmesini istiyorum” diyen doktor, ilerleyen süreçte kendinden geriye bir saat müzesi bırakmak istediğini de ekledi.